MÜZİK VE MÜZİKAL ETKİNLİKLER ÜZERİNE
- Edebiyatçı Kız
- 10 Eyl 2022
- 3 dakikada okunur
Müzik; tanım olarak duygu, düşünce ve imgeleri teksesli ya da çoksesli olarak anlatma

sanatıdır. Dünya üzerinde gitardan neye her kültürde farklılık gösteren müzik aletleri ile “pop” tan caza 300’den fazla müzik türü bulunmakta. Bilimsel verileri inceleyecek olursak gerçekten müzik kavramı amacına ulaşıyor diyebiliriz.
Türkiye genelinde halk ortalama günde 1,5 saatini şarkılarla, melodilerle geçiriyor. Müzik ve mutluluk ilişkisi incelendiğinde mutsuz olduğunu belirten insanların yüzde 71’i müzik dinlemenin kendilerini mutlu ettiğini belirtiyor. Halkın genelinin ise sadece yüzde 5’i müziğin kendilerine bir katkısı olmadığını belirtirken halkın yüzde 56’sı müziğin mutlu ettiğini, yüzde 45’i müziğin ruhun gıdası olduğunu, yüzde 26’sı müziksiz yaşayamayacağını, yüzde 26’sı hayatının her anında müzik olduğunu, yüzde 21’i müzik insanları birleştirdiğini düşünüyor. Ayrıca halkın yüzde 40’ı çalışırken müzik dinlediğini belirtiyor.

%95’lik dilimdeki cevapların bilimsel açıklamasına bakacak olursak müzik dinlediğimiz sırada beyindeki zevk merkezi harekete geçerek iyi hissetmemizi sağlayan, çok sevdiğimiz bir şeyi yerken de salgılanan nörokimyasal dopamini serbest bırakmaktadır. Ayrıca, müzik dinlerken beyinde bir diğer mutluluk hormonu endorfin de salgılanır.
Zevk aldığımız aktiviteler araştırıldığında %85 ile internetin ardından müzik %82 ile ikinci sırada. Halka sorulduğunda 18-24 yaş grubu müziğin “mutlu etme” özelliğini diğer yaş gruplarına göre daha fazla ön plana çıkartırken, 45-65 yaş grubu “birleştirici” özelliğini ön plana çıkartıyor.
Araştırmalar sadece müzik dinlemenin değil, aynı şekilde bir müzik aleti çalmanın da faydalı olduğunu gösteriyor. Şili'de yaşları 10 ila 13 olan 40 çocuğa kısa süreli hafıza ve dikkat testleri yapılıyor. Bu çocuklardan 20'sinin bir enstrüman çaldığı ve bununla ilgili en az 2 yıldır ders alarak haftada en az 2 saat pratik yaptığı ve düzenli aralıklarla bir orkestrada ya da koroda çaldığı, diğer 20 çocuğun ise okul haricinde müzik eğitimi almadığı biliniyor. Düzenli enstrüman çalan çocuklarda, beyinde kısa süreli hafıza ve dikkat mekanizmalarının daha iyi işlediği gözlemleniyor. Uzmanlar, enstrüman çalmayı öğrenmenin, hafıza ve konsantrasyonu iyileştirmenin yanı sıra çocuklarda yaratıcılığı, dolayısıyla yaşam kalitesini artırabileceğine işaret ediyor.
Bir enstrüman çalmanın sadece çocuklar için değil, her yaştaki bireyler için faydalı olduğu söylenebilir. Örneğin insanları sosyalleştiriyor ve böylece daha dışavurumcu hale getiriyor. Disiplin kazandırıyor, odaklanmayı sağlıyor ve dikkat sorununu ortadan kaldırıyor.
Hem stresten ve günlük hayat karmaşasından uzaklaştırıyor, hem de yeni bilgiler kazanmanıza yardımcı oluyor.
Müzik aletleri kadar şarkı söylemenin de faydalı olduğu biliniyor. Şarkı söylemek farklı kültürlerde yolculuğa çıkartmasının yanında bağışıklık sisteminiz ile birlikte hafızanızı da güçlendirirken beyin fonksiyonlarınızı artırıyor, daha dik durmanızı, akciğerlerinizin yanı sıra yüz ve diyafram kaslarınızın da gelişmesini sağlıyor. Ayrıca şarkı söylemek kan basıncını da düşürüyor.
Şarkı söylemenin daha başka faydaları da var. Mesela Parkinson hastalarının şarkı söyleyerek daha iyi hissettiklerine dair çalışmalar bulunduğu, yutma ve hatta denge kontrolünü artırabileceği biliniyor. Çeşitli çalışmalar, şarkıcı ve müzisyenlerin daha yüksek IQ seviyelerine sahip olduğunu gösteriyor. Şarkı söylemek, genel olarak beyin fonksiyonlarını geliştiriyor ve biraz daha net düşünmenize yardımcı olabiliyor. Bu arada Yale ve Harvard Üniversiteleri’nin ortak araştırmasına göre koro şarkıcılığı sağlıklı zihin ve kalbe sebep oluyor. Bu da yaşam kalitesini arttırıyor ve ömrü uzatıyor.
Bahsedeceğim son müzikal etkinlik dans. Bir egzersiz türü olarak kabul edilen dans, kalp ve damar hastalıkları riskini azaltıyor. Yapılan birçok akademik araştırma, dans etmenin
koşmak ve bisiklete binmek kadar büyük bir etkisi olduğunu gösteriyor. Halsiz ve bitkin hisseden biriyseniz düzenli olarak dans ettiğinizde vücudunuz enerji depolamaya başlar ve günlük yaşamda daha dinamik hale gelirsiniz. Dans etmenin fiziksel açıdan zekanızı artırıp hafızanızı güçlendirerek Alzheimer olma riskinizi azaltıyor, zihinsel açıdan ise özgüveninizi artırarak stres ve depresyonu ortadan kaldırarak mutlu bir birey olmanıza yardım ediyor.
Müziğin ve müzikal etkinliklerin her türü hem fiziksel hem de duygusal olarak çok faydalı olduğu bu bilgilerden de anlaşılıyor. Düzenli olarak yapıldığında dans etmenin de şarkı söylemenin de bir enstrüman çalmanın da insanı mutlu ediyor ve zekâ olarak geliştiriyor.
Hayatınızın her anında çok sevdiğiniz müziklerin olması dileğiyle!




Yorumlar